|
ORTA MESAFE ATIŞIN ÖNEMİ/HAKAN YAVUZ(0) ORTA MESAFE ATIŞIN ÖNEMİ/HAKAN YAVUZ Galiba basketbol sahasındaki 3 sayı atış çizgisi orta sahaya yaklaştıkça veya “orta mesafe” dediğimiz alan genişledikçe oradan yapılan atış sayısı azalacak gibi gözüküyor. Son Avrupa Şampiyonası’ndan sonra yazmayı düşündüğüm bu yazı bu güne kısmet oldu. Şampiyona’da grupta kaybettiğimiz Polonya ve Litvanya maçlarında rakibin bize üstünlük sağladığı bölümlerde orta mesafeden bulduğu 2 sayılık atışlar çok dikkatimi çekmişti. Daha sonra kaybettiğimiz maçlarda da aynı görüntüler vardı. Biraz da takımların kimyası ile ilgili olan bu konu bence maçların kazanılmasında çok önemli etkenlerden biri. Bazen biz coachlar bu bölümü atlayabiliyoruz. Genelde pick and roll sonrası guard oyuncunun faul çizgisine yakın yerlerden bulduğu, gene 1 kısa ile 1 uzun oyuncunun oynadığı tepe pick and roll’ünde diğer uzun oyuncunun 3 sayı çizgisinin dışına değil de faul çizgisi üzerine yaptığı “flash cut” neticesinde bulduğu sayılar, “side pick and roll”ü dediğimiz forvet bölgesinden oynanan 2’li oyunlar neticesinde hem kısa hem uzun oyuncunun bulduğu pozisyonlar. Bunlar pick and roll sonucunda uzun ve kısaların pozisyoları iken bir de diplerden uzunların perdelerinden çıkan forvet oyuncularının pozisyonlarında bu oyuncuların tercihi genellikle 3 sayılık atış oluyor. Orta mesafe atışı yakın savunma olduğunda ya şut feyki ikilik atış ya da” curl cut” yapararak kullanıyorlar. Yukarıda değindiğim gibi takımların kimyası ile ilgili olan bir konu. Şöyleki; pivota dayalı bir sistem oynayan bir takımda farklı, uzunları daha hareketli bir sistem oynatmak isteyen bir takımda kullanılan atış adedi ile yüzdeleri çok farklı seyir ediyor. Eğer iyi uzunların varsa ve devamlı üçlük atıyorsan, şutun girmediğinde maç kazanman çok zorlaşıyor. Oyuncular üzerinde psikolojik bir sınır oluşturan 3 sayı çizgisinin “kozmik etkisinden” kurtulup 3 sayılık atışları orta mesafe atışlarla destekleyen takımların maçları kazanmada daha ön plana çıktığını görüyoruz. Örneğin Fenerbahçe ve Galatasaray’ın oynadıkları ilk Euroleague maçlarının ikilik ve üçlük atış yüzdeleri: Galatasaray: %55.3 iki sayı ve %42 üç sayı Fenerbahçe: %49 iki sayı ve %21 üç sayı Bu atış yüzdelerinden de anlaşılacağı üzere Galatasaray kendi sistemine ve oyuncu kadrosunun yapısına uygun oynayıp kazanırken Fenerbahçe nin ise 3 sayı ile kaybettiği maçta iki hücumunu çizgi içinden isabetli kullansa maçı alma şansı daha da artardı diye düşünüyorum. Basketbolda kolay atış olarak bilinen fast break, pota dibi hücum ribaundu+2.atış, faul atışları ne kadar çok bulunup yüzdeli olarak kullanılıyorsa maçı kazanma şansın o kadar artıyor.Bunları bulamayıp, bulmak için çaba sarf etmeyip, 3 sayılık atışlara bel bağlayıp, ORTA MESAFELİ atışları gözden kaçırıyorsak biz coachlar ikilik atışlara biraz ayıp ediyoruz galiba. Aramalar:
|
|
FAKE VE ÇEŞİTLERİ(0) Aldatma; rakip oyuncu ya da oyuncuları, bireysel ve takım halinde topla, vücutla veya sesle yanlış hareketlere yönlendirilerek daha kolay hücum veya savunma yapabilmek için kullanılan teknik ve taktik hareketler bütününe denir. 1- Topsuz Aldatmalar İyi Bir Aldatma ALDATMALARDA DİKKAT EDİLECEK NOKTALAR Tüm aldatmaların temeli ayak oyunlarıdır. Aldatma sonrasında ayağımızı savunmanın pozisyonunu bozacak yere konmalıdır. SABİT ALDATMA Önden El Değiştirme: Yapılması kolay olan bu aldatma şekli açık sahada, yüksek hızda mesafe alındığında daha çok uygulanır. Savunma oyuncusunun atak yaptığı tarafın tersinden kolayca geçilebilir. Sağ elle dribbling yapılan bir pozisyonda sol elle top korunur. Sol bacak topu daha rahat korumak için bir adım öne uzatılır. Top sağ elden alçak dribbling yapılarak alınır. Bu sırada sol bacak geriye kaydırılarak mesafe kazanılır ve vücutla yüklenilerek geçilir. Hızlı hücumda iken savunma oyuncusunu daha çabuk geçebilmek için ayakların pozisyonu birbirine paralel olabilir. Bacak Arası: Dribbling yaptığımız elle topu bacağımızın arasından geçirip diğer elimize alarak topun yönü değiştirilir. Uygulanış: Sağ elle dribbling yaptığımızda sol el topu korur. Sol bacak önde, sağ bacak arkada olur. İki bacak arasından alçak dribbling yaparak topu sağ elden sol ele alınır. Bu sırada önde olan sol bacak mesafe kazanmak ve topa hamle yapacak savunma oyuncusundan korumak için geriye doğru çekilir. Top sol ele alındıktan sonra sağ bacağı savunmanın yanına atarak, vücudu öne eğerek ve hızlanarak savunma geçilir. Bu aldatmada ayak koordinasyonunu daha rahat sağlamak için yürüyüş adımında topla aldatma çalışılmalıdır. Arkadan Geçirme: Dribbling yaptığımız elin arkadan geçirerek diğer ele alınmasıdır. Bu aldatma şekli daha çok savunmacının olduğu ve sıkıştırmalarda kullanılır. Uygulanış: Sağ elle dribbling yapılırken sol elle top korunur. Ayaklar birbirine paralel pozisyondadır. Top sağ elden sol ele alınır. Bu esnada gideceğimiz yönün tersindeki ayağımızı öne atıp, hızlanırız. Riverse: Hücum oyuncusunun topu çok daha iyi koruyarak yapabileceği bir aldatmadır. Aldatma sırasında topla savunma arasına vücut girerek ve topun savunması kolaylaşır. Bu aldatmanın dezavantajı ise aldatma sırasında sırttı dönük oyuncuya sıkıştırma yapılmasıdır. Uygulanış: Sağ elle dribbling yapılırken sol ayak önde olur. Topla arkadaki sağ ayak yaklaşık 270 derecelik bir dönüş yapar. Dönüş sırasında topla savunma arasına hücum oyuncusunun vücudu girer. Top hücum oyuncusunun vücudunu kullanması topun savunma oyuncusundan uzaklaşmasıyla topun kontrolü sağlanır. Dönüş tamamlandıktan sonra top diğer ele alınır ve hız artırılarak savunma geçilir. Aldatmanın etkili olması için ayak dönüşleri mutlaka hızlı yapılmalıdır. Üçlü Tehdit Pozisyonu: Oyuncunun şut, pas ve dribbling yapabilecek hücum pozisyonudur. Ayaklar omuz genişliği kadar açık ve dizler öne doğru bükük olmalı. El, ayak dirsek ve top aynı doğrultuda olmalıdır. Top iki elimizle göğüs hizasında tutulur.Topun göğüsten yaklaşık 1 karış mesafede olmalıdır. Şut Aldatması: Oyuncunun kendine şut pozisyonu yaratmak ve rakibin yanlış hareket etmesini sağlamak için bilerek top, vücut, vücut bölümleri ( kol, baş, ayak) ve sesle, pozisyon değiştirerek rakibi aldatmasıdır. Baskılı müdafa karşısında hücum oyuncuları rahat şut pozisyonları bulamazlar. Bu pozisyonu yakalamak için yapılan hareketlerden biride şut aldatmasıdır. Pas Aldatması: Hücum oyuncusu takım arkadaşına pas verir gibi yaparak topu iki el ile arkadaşına doğru uzatır. Savunma oyuncusunun bu hareketle dengesi bozulurken diğer yöne dribbling yapılarak rakip geçilir.Bu aldatma uygulanırken topla birlikte vücut o yöne doğru hareketlenir. Aldatmayı yapan oyuncu pası verirken ayağını çok açmamalı ve aldatmadan sonra mutlaka hızlanmalıdır. Drive (hareket aldatması): Çok kullanılan aldatmalardan birisi de, rakibi bir taraftan dribbling yapacakmış gibi yönlendirip diğer tarafa yönlenmesidir. Hücum oyuncusunun içeriye girmesini önlemek için hamle yapan savunma oyuncusunun tersi tarafından topla içeri girilmesidir. TOPLA YAPILAN ALDATMALAR Şut Aldatması ve geçiş Aldatma, öne doğru atılan küçük bir adım, baş ve omuzların hareketiyle başlar. Bu anda top çıkış pozisyonuna, yaklaşık olarak göğüs seviyesine getirilir. Dizler gerçek atışta olduğu gibi hafif bükülü, omuzlar kaldırılmış ve gözler çembere konsantre olmuştur. Özellikle çembere bakış oldukça önemlidir. Rakip bu anda yüksek duruşta, vücut ağırlığını öne doğru aktarmış ve vücudun ağırlık merkezi önde olan bir pozisyon alır. İşte bu anda oyuncu uzun bir adımla rakibin zayıf olan tarafından geçiş hareketini yapar. Dalma Aldatması ve Şut Oyuncu çember yönünde herhangi bir ayakla öne doğru küçük bir adım atar. Bakış da aynı yöndedir. Rakip geri çekildiği anda öne doğru atılan adım çok hızlı geri çekilerek şut atılır. Topun tutuluş seviyesi karın hizasındadır. Salıngaç adım Aldatması Hareket pota yönüne doğru atılan büyük bir adımla başlar. Savunma oyuncusu bu dalma hareketini önlemek için geriye çekildiği anda, aynı ayak tekrar geri getirilerek eski çıkış pozisyonunu alır. Üçüncü adım tekrar öne atılır. Bununla beraber ayak tekrar geri çekilmez. Dördüncü adımda geriye gidecekmiş hissini veren baş ve omuz aldatmalarıyla savunma oyuncusu geçilir.Bu anda vücudun ağırlık merkezi arkada olup, top kalça hizasında veya daha alçakta, hareket eden ayağın dış kısmında bulundurulur. Çapraz Adım Aldatması Sağ elini kullanan oyuncular için sağ ayak sabit, diğeri oyun ayağıdır. Birinci adım sol-ön yana doğru kısa olarak atılır. Top da hareket anında aldatmayı kuvvetlendirmek ve rakibi bu yöne çekmek için çapraz adım atılır. Top sol ayak ve vücut ile korunarak sağ elle sürme hareketine başlanıp rakip geçilir. İkili Aldatma Sonrası Dalma ve Şut Hareket, önce potaya dalacak şekilde herhangi bir ayağın ileri adım alınması ile başlar. Savunma oyuncusu muhtemel bir top sürmeyi önlemek için geri çekildiği anda, hücum oyuncusu ayağını geri alarak sıçrayacakmış gibi yapıp, sıçrama atışı aldatması yapar, rakip buna reaksiyon göstermişse, top sürerek çembere dalar. Eğer karşılık vermişse sıçrama atışı yapar. Pas Aldatması Hareket göğüs pası ile bir yöne pas verilecekmiş gibi yapılarak başlar. Aldatmadan sonra diğer yöne pas verilir. Bu yön değiştirerek yapılan aldatmanın yanı sıra örneğin; yerden pas atılır gibi yapılır ve savunma oyuncusu kollarını indirdiği anda baş üzerinden istenilen yere pas verilir. 2. Topsuz Hücum Teknikleri Tempo Değiştirerek Yapılan Aldatmalar Oyuncunun koşu ve hareket anında hızını değiştirmesi rakip için sürpriz olmalı, temposu aynı olan hareketleri yapmakta ısrar etmemelidir. Yön Değiştirerek yapılan Aldatmalar Yön değiştirme sağ tarafa yapılacaksa sola doğru bir adım alınarak, rakibin sol yöne gelmesi sağlanır. Sol diz biraz bükülür ve vücut ağırlık noktası aşağıdadır. Aldatma, gözle top istermiş gibi yapılan kol ve el hareketleriyle kuvvetlendirilir. Bu sırada tam bir koşu adımında olmayan sol ayak yerden kaldırılarak sağ tarafa büyük bir adım alınır ve mümkün olan hızla sağ yöne koşulur.Her oyuncu topu atmak, yere vurmak ve topla oynamak ister. Bu her yerde böyledir. Buz, oyunculara topu yere vurmadan oynamasını öğretmeliyiz. En önemli şey topsuz hareket etmeyi bilmektir. En kolay sayı topsuz hareketlerden gelir. Set oynarken top elinde olan oyuncu haricinde kalanlar hareket etmelidir. Aramalar:
|
|
GÖKHAN TAŞTİMUR VE BASKETBOL FELSEFESİ(0) Geçtiğimiz sezon tarihinde ilk kez yer aldığı BEKO Basketbol Ligi’nde play-off’a kalan ve ortaya koyduğu performansla taraflı tarafsız herkesin beğenisini kazanan OLİN Edirne Basketbol Takımı’nın başarısının mimarı olan sarı-yeşillilerin tecrübeli ve başarılı antrenörü Gökhan Taştimur, basketbol felsefesini paylaştı.
Basketbolun hayatıma girdiği günden bugüne kadar belirli birkaç dönem dışında bakış açımda çok fazla bir değişimin gerçekleştiğini söylemem pek mümkün değil.. İlk olarak antrenörlüğün tadını aldığım Eczacıbaşı günlerinden başlamam doğru olur sanırım. Tabii ki Eczacıbaşı ile Mehmet Baturalp ismini yan yana koymadan edemeyiz. Batur Abi’ nin basketbol anlayışının temelinde yatan unsurlar bizim bugün uyguladığımız hücum felsefesinin de temelini oluşturmaktadır. Her antrenman en az 15-20 defa oyunculara topun mutlaka alçak postta uzuna indirilmesi gerektiğini söyleyişi hala kulaklarımdadır. Bu sürecin arkasından 1985′ten sonra yurtdışında katıldığım Boby Knight seminerleri bu oyunun ne kadar basit bir temele oturduğunu; saha içi disiplin, tekrar ve prensiplerin uygulanmasına dayandığını gösteriyordu. Antrenman temposunun yüksekliği, antrenman içindeki devamlılık ve düzen ve bunun yanında basit ve tekrara dayalı sistem bir antrenör olarak kafamdaki kurgunun tanımıydı diyebilirim. Tüm bu çerçevenin nihai halini alışı ise 1990′larla birlikte Aydın Örs ve basketbol felsefesinin Efes Pilsen ile sahaya konulması oldu. Efes Pilsen hepimizi gururlandıran Koraç Kupasını alırken diğer tüm takımlarla arasındaki en büyük fark yaptığı savunma olmuştur. Efes Pilsen Koraç Kupası şampiyonu oldu; çünkü diğer tüm takımlardan daha iyi savunma yapıyordu. Bunun yanında hücumda da daha organ,ze ve topu paylaşarak oynuyordu. O günlerden bu güne kadar basketbol felsefemin artık oturmuş olduğunu ve bu güne kadar da çok fazla değiştirmeden taşımış olduğumu söyleyebilirim. Bu gün geldiğimiz noktada geçen sezon takımımın kamuoyu tarafından başarılı olarak değerlendirildiği performansı yakalamış olmasının temelinde bu savunma isteği, arzusu ve her bir bireyin dava adamı olması yatıyordu. Savunma yapmayı istemek ve bundan keyif alarak oynamak başlangıç noktamızdır. Biz kesinlikle ama kesinlikle possession sayısını düşürmek gibi bir isteğe sahip değiliz. Oyuncularımızdan mutlaka yapmalarını istediğimiz şey her hücumdan sonra çok çabuk ve düzenli ( kendi adamını olabildiğince çabuk bularak) geri koşmalarını istemektir. Bunu başarabildiğimiz anda rakip takımı da sete set oynamaya mecbur hale getiririz. Bunu sonucunda yaptığımız istekli ve sert savunma ile birlikte rakibin topu kullanma süresi artar. Bizde hücumda mümkün olduğu kadar topu paylaşarak ve doğru şut seçimini arayarak oynadığımız için genelde maç skorları göreli olarak düşük olabilir. Doğrusu ben zaten hiçbir antrenörün possesion sayısın düşürmek gibi bir lüksü olmayacağını düşünüyorum. Tüm bu çerçevenin nasıl geliştiğini ortaya koyduktan sonra teknik olarak savunma ve hücum prensiplerinden de bahsedebiliriz diye düşünüyorum;
SAVUNMA:
Dribbling yapan hiçbir oyuncunun ortaya girmesine izin vermez, onu mutlaka baseline’a doğru süreriz.
OFFENSE:
Bütün bu teknik detayların hepsi başarıyı arzulayan beraber hareket etmekten zevk alan, paylaşımcı bir grup dava adamına sahip olduğumuz sürece bir anlam ve etkinlik kazanacaktır. Burada da en önemli unsur doğru takım kimyasını yaratabilmekten geçer. O yüzden kadromuzu kurduğumuz ilk günden başlayarak paylaşmayı bilen, hedefe odaklanan oyuncuları bulmaya çalışırız. Bireysel istatistiki veriler hiçbir zaman önceliğimiz olmamıştır. Bu nokta kesinlikle yukarıdaki bütün teknik detaylardan daha değerlidir. Gökhan TAŞTİMUR Aramalar:
|
|
Hurşit BAYTOK : Pası ver.. Soruyu sonra sor..(1) Pas her ne kadar fundamental başlığı altında dribling’den sonra gelse de önem sıralamasında, basketbol oyununun felsefesi düşünüldüğünde, ilk sırada yer alması gereken bir kavramdır. Basketbol bir takım oyunu olup, topun uygun bir şekilde paylaşımını gerekli kılar ki, bunun anlamı oyuncuların paslaşması demektir. İyi bir pas takım motivasyonunu olumlu yönde etkileyeceği gibi, maçın momentumunu değiştirecek en önemli ofensif silahtan biridir. Pas basketbol oyununun en heyecan verici, en temel unsurlarından biri, hatta ilkidir. İyi bir pasın, hele hele bu pas sayı ile sonuçlanmışsa (assist ), neden olduğu motivasyon artışı aynı zamanda bencilliğin önündeki en büyük engeldir. Pas isabetinin yüksek oluşunun takıma katkısının olumlu olduğunun algılanması, paylaşım duygularının açığa çıkmasına neden olur ki, bu bencilliğin geri planda kalması anlamına gelir. İyi pas bulaşıcı hastalık gibidir, takım oyununun en önemli elementi olan pas, defansın kalbine saplanan hançer gibidir, rakibi öldürmez ama deyim yernde ise süründürür, paralize eder. Pas vermek bir nevi sanat icrasıdır, burada teknik önemlidir. El bileği ve kolun hareketi önemlidir, ancak pas vermek, yanlızca el, bilek ve kolların hareketine bağlı olmayıp, dizlerin hafif bükülü olması,dolayısıyla yerden alınan gücün bacaklar, karın, sırt ve omuz adelelerinin koordinasyonu ile parmak ucuna taşınan bir süreci gerektirir. Bu tekniğin doğru uygulanması, maç içerisinde oluşacak durumlara göre verilecek pasın seçimi ile birlikte size pasın isabetini arttırma açısından büyük fayda sağlayacaktır. Tüm pas çeşitlerinde ana unsur “TOPUN DOĞRU ŞEKİLDE TUTULMASIDIR” .. Unutulmaması gereken diğer iki şey ise,, topu doğru şekilde tutabilmek için topu tutacak elin pas kanalına dik olması gerektiği, ikincisi ise topun önce görüleceği sonra tutulacağıdır. Oyuncularımızın bakmak ile görmek arasındaki derin farkı bilmesi ve anlaması gerek ve şarttır. Bu onların oyun bilgisine olumlu katkı yapacak en temel unsurlardan bir diğeridir. Çünkü pasörün görüş alanı, oyun bilgisi ile doğru orantılı olarak geniş olacaktır. Toplu oyuncu, oyunun akışına göre sabit veya hareketli takım arkadaşına, doğru zamanda, doğru yerde, pozisyona en uygun pas çeşidini kullanarak, en çabuk şekilde pas vermek durumundadır. Oyuncu, çevresel görüş olarak adlandırılan bakış ile aynı anda bir çok şeyi görmeli (sağını, solunu, baktığı yerin arka planını) ve oyunun akışının farkında olmalıdır. Kendisinin ve takım arkadaşlarının durumlarını, savunmaların topun olduğu yere göre durmaları gereken yerleri ve topun yer değişitirmesi ile savunmanın vereceği reaksiyonların ne olacağının bilincinde ve farkında olmalıdır. Bütün bunların yanında kime, nerede, nasıl ve hangi pas çeşidini kullanarak pas vereceğinizi de takım arkadaşlarınızı tanırsanız kolayca karar verebileceksiniz. Bu da, top kayıplarının önüne geçebilecek bir diğer kavramdır. Ayrıca oyuncular arası iletişimin kuvvettli oluşun da pas isabetini arttırıcı etkisini unutmamak lazım. Ancak buradaki iletişimin sözlü olmasından öte, beden dili ile olmasında top kayıplarının minimuma indirilmesi bakımından büyük yarar vardır. HURŞİT BAYTOK Aramalar:
|
|
BASKETBOL TEKNİK VE BİLGİ YAZILARI ( E-KİTAP)(0)
E-Kitap olarak hazırladığım ”BASKETBOL TEKNİK VE BİLGİ YAZILARI” sunumunu siz değerli ziyaretçilerimizle paylaşıyoruz. Keyifli okumalar… Linkten e-kitap sunumuna ulaşabilirsiniz. http://www.logokur.com/basketbolteknik/index.html Aramalar:
|
İletişim Bilgileri
|
Sosyal Ağlar |
En popüler kategoriler |